 İnsan ailesi çok güzel bir topluluk, koskocaman, sıcacık bir aile, bizler her birimiz asla birbirimizden ayrı değildik ve olmadık, bizleri birbirimizden ayrı gösteren şey ise, sadece koskoca bir illüzyon.
Her bir canın, her bir görünümün, bir amacı ve bir görevi var, bizler asli görevimizi farkındalıklı olarak bilsek de bilmesek de bu böyle.
Her birimiz bir amaca hizmet ediyoruz, Sonsuz sınırsız yaratıcımızın varlığında, var ettiği birer yüz görünüm noktasıyız her birimiz.
Her birimiz bu dünyada bedenlenmeden önce, bu deneyim ortamı olan Çekirdek Dünya'da, yapmak istediğimiz şeyler için akit vererek bedenlendik.
Burada yapmak istediğimiz şeyler vardı ve yapmak için ilahi planlarımıza verdiğimiz sözler.
Dünya'yı daha güzel bir yer haline getirmek, kendimizi daha yüksek bir farkındalıkla tekamül ettirmek, her daim kendimizi iyiye ve güzele doğru yol aldırmak.
İnsanlığa ve Özümüze hizmet etmek, kendimize değil, başkalarına hizmet etmek, aşkla, sevgiyle, saygıyla, diğer milyarlarca kardeşimizle bütünleşmek, bir olmak, sevmek ve onlara faydalı olabilmek.
Şu koskocaman dünyada ne var dı ki sevgiden başka, sevmekten başka? Ondan daha güzel ve huzur verici ne var ki şu dünyada?
Sevgi olmak, aşk olmak, faydalı olmak, merhametli olmak, cömert olmak, paylaşımcı olmak, hoşgörülü olmak, anlayışlı olmak, affedici olmak, bağışlayan olmak, korkusuz olmak, ilahi olanın aşkıyla dolu olmak.
Evet... Olmak - Varolmak bütün bu sayılan değerlerle güzel ve hayatı, dünyayı, yaşanılır kılan odur.
Bizi bize katacak olan odur.
Barış, içinde, huzur içinde bir dünya, bir yaşam ve insanın insanca yaşaması gereken bir ortam, işte böyle bir ortamdır. Bunun dışına taşan her yaşam, ego kaynaklı bir yaşamdır.
Ego kaynaklı bir yaşamsa; içinde sahte mutlulukları, doyumsuzlukları, boşlukları, sevgisizlikleri, çıkar ilişkilerini, nefreti, öfkeyi, savaşları, bölücülüğü, yıkıcılığı ve huzursuzluğu yayan bir yaşamdır.
Ve böylesine bir yaşam, daha çok umutsuzluk, korku, yıkım getirir, bunuda insana yaşatan İlahi güçler değil, insanın egosunu fırsat bilip ondan faydalanarak, insan ailesini birbirinden koparmaya çalışan, bölük pörçük etmeye çalışan negatif güçlerdir.
Negatif güçler, her zaman vardı ve insanlar korkularıyla, kuşkularıyla, sevgisizlikleriyle, öfkeleri ve nefretleriyle, dedikodularıyla, kibirleriyle, karmaşalarıyla vs.. vs.. ile de her zaman onlara güç verip, güçlerine güç katmıştır ve katmaktadır.
İçimizde yaşadığımız, yaşattığımız, bizde ortaya çıkmasına izin verdiğimiz her negatif olguyla, onların güçlenmesine bizlerde güç vermekteyiz.
İlahi Planlardan, bizlere indirilmiş her din, üzerine basa basa, bir çok kural ve kanunları bize bildirmiş ve tebliğ etmiştir.
Negatif güçleri, şeytan olarak adlandırmış ve insanlara ise her zaman, sevgi, saygı, tevazu, cömertlik.. vs.. vs.. gibi pozitif değerleri ve onların üstün niteliklerini anlatmıştır.
Her insan, aslında Özünden gelen darbelerce, ne yapılması yada yapılmaması konusunda bilgi sahibidir ve içsel olarak bunu bilir. Fakat insan, içsel, özsel değerlerinden çok, dünyanın şaşasına kapılmış, oradaki egoyu tatmin eden, şımarıklığın içerisine girmiş ve yaratıcısına nankör olmuştur.
Artık Yaratıcı'sından çok, kendisi için, kendi çıkarları için yaşar olmuştur, negatif güçlerinde ayartmasıyla, artık tamamen başkalarına hizmet eden değil, kendisine hizmet eden, sadece kendi menfaati için yaşayan bir varlık haline gelmiştir.
Ve bunun sonucu, kendi Özünün güzelim bilgilerine uzaklaşmış, doyumsuzlaşmış, bir keşmekeşin içinde sıkışıp kalmış, buraya geliş amacını unutmuş, dünyanın yersel olaylarıyla, gündelik yaşamının içinde kaybolup gitmiştir.
Yüreklerin, aşka ve sevgiye, iyiliğe ve güzelliğe ihtiyacı vardır. İnsanlığın üzerinde onarılması zor yaralar var, onlar sarılmalıdır, sevgiyle, hoşgörüyle, insanlığa hizmetle onarılmalıdır. Herkes Yaratıcı'sının senini duymalı ve o sese kulak vermelidir.
Dinlenilmelidir artık yürekler, çiçekler açmalıdır, artık zamanı geldi, yaşanmalıdır tüm var olan ve olması gereken Yüce Yaratıcımızın değerleri.
İnsanlığın elleri boş bırakılmayacak, yürekler boş kalmayacak, insanların uyanma ve uyandırılma zamanları geldi. Hizmet bütüne ve Allah'a olmalı, çoşmalı yürekler, bir yangın yeri bir enkaz yeri değil, saf ve tertemiz duyguların yaşandığı bir saray olmalıdır.
Sevgi ve saygılarımla
VADHSHA |